Demir çelik sektörü, Uzak Doğu’dan gelen taleple canlandı

Ertan, AA muhabirine, demir-çelik sektörünün ihracat anlamında 2017 yılında ve 2018 yılının ilk üç çeyreğinde iyi bir performans sergilediğini söyledi. Geçen yıl ise miktar ve değer olarak bir düşüş yaşandığına değinen Ertan, “2019’un son çeyreğinden başlamak üzere 2020’nin ilk 3 ayında iyi gittik. Ancak salgın sebebiyle kapanmalar ve üretim düşüşlerini nisan sonu ve mayısta hissetmeye başladık.” dedi.

Çin başta olmak üzere Uzak Doğu ülkelerinin salgınla 2019’un aralık ayında karşı karşıya geldiğine, bölgenin 2020 Mart sonu itibarıyla da salgının etkilerinden kurtulmaya başladığına işaret eden Ertan, bunun ham madde taleplerinde de görülmeye başladığını aktardı.

Uzak Doğu’daki talep artışının tüm emtialarda fiyat artışlarını beraberinde getirdiğini aktaran Ertan, “Ana ham madde girdimiz olan hurdanın ton fiyatı 2020 Ekim ayının başlarında 280 dolardı. Bugünkü Türkiye teslim fiyatı 455 dolara çıktı. İnşaat demirinin fiyatı da 430 dolardan 635 dolara çıktı. Bu artış, daha çok Uzak Doğu ülkelerinde salgın sürecinde ertelenen talebin son 6 ayda tekrar devreye girmesinden kaynaklanıyor” değerlendirmesinde bulundu. “2021’in ilk 3 ayını satmış vaziyetteyiz” İkinci dalgayı yaşayan bazı ülkelerde üretimin azalmasının da fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskıya neden olduğunu anlatan Ertan, üretimin mevcut taleplere yetişemez konumda olduğunu kaydetti. 2020 yılı toplam ihracat rakamlarında bir önceki yıla göre salgın nedeniyle yüzde 15’lik bir düşüş öngördüklerini ifade eden Ertan, şunları kaydetti: “Ancak hızlı toparlanmadan sonra görünen o ki biz bu yılı geçen yılla başa baş kapatacağız. Hatta şu an itibarıyla yarı mamul ve mamullerde 2021’in mart ayını da satmış vaziyetteyiz.

Tüketiciler doğal olarak fiyatlar yükselen bir trend içerisinde olduğu için daha fazla stok yapmak arzusundalar. 21 Ocak’ta başlayacak olan Çin yeni yılına kadar bu talep artışı devam edecek gibi görünüyor.”

Türkiye’nin demir-çelikte dünyanın 7. büyük üreticisi olduğunu vurgulayan Ertan, Avrupa’da da çok az farkla Almanya’dan sonra ikinci büyük üretici konumunda olduklarını söyledi.